Kimyasal Gebelik Tedavisi ve Belirtileri Nelerdir ?

16
views

Bu yazımızda Kimyasal Gebelik hakkında bilmemiz gerekenleri sıraladık ;

  • Kimyasal gebelik nedir?
  • Dış gebelik ile kimyasal gebelik aynı şey midir?
  • Kimyasal Gebelik Nasıl teşhis edilir?
  • Kimyasal gebeliğin tedavisi nedir?
  • Gebeliği sonlandırmak gerekir mi?
kimyasal gebelik
kimyasal gebelik

Kimyasal gebelik nedir?

 

Genellikle bu gebelik, doğal gebelik bulunmadan döllenen yumurtanın, daha sıhhatli bir şekilde embriyonun gelişme göstermeden devam etmesi ve yalnızca laboratuvar tetkikleri ile gebelik testleri yardımı ile saptamasıdır. Daha çok gebelik testlerin de incelenen gebelik hormonunun BHCG yüksek çıkması halinde (+) olur. Bu yüzden çok sıhhatli bir gebelik olmaz. Yani anne rahminin içine yerleşemeyerek, normal olarak düşük ile kendiliğinden sonuçlanır. Bu gebelik durumu, oldukça çok karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Ayrıca bir çok kadın, bu vaziyetin farkına bile varamamaktadır.

Dış gebelik ile kimyasal gebelik aynı şey midir?

Bir takım vakit dış gebelik ve kimyasal gebelik birbiri ile karıştırılmaktadır. Ancak her iki vaziyet tamamı ile birbirinden farklıdır. Kimyasal gebelikte, kanda bulunan hcg değeri hızlı bir şekilde azalır ve vücut kendisi düşüş işlemini gerçekleştirirken, kimyasal gebelik vakit kaybetmeden müdahale edilmesi şart olan fazlası ile riskli bir durumdur. Genel itibari ile hastane de doktor teşhis edilebilecek düzeye gelmeden, kendiliğinden sonlanır. Kadınlar genellikler gebe kaldıklarını bile anlayamadan, böyle bir durumun farkında olamazlar. Adet gecikmesinin hemen peşinden gerçekleştirilen gebelik testleri ile kimyevi gebelik tam manası ile fark edilmez. Fakat az önce de dile getirdiğimiz gibi, kimyevi gebeliklerin büyük bir bölümü, adet kanaması ile birlikte sonlanır. Hasılı bir hayli kadın, böyle bir vaziyetin farkına dahi varmadan, hamilelik oluşur ve sonlanır. Bu sebepten dolayı da, kimyasal gebelik suskun düşük olarak da dile getirilmektedir. Yapılan testler ile hamilelik anlaşılırsa, çoklukla dış gebelik kuşkusu de doğabilmektedir.

Kimyasal Gebelik Nasıl teşhis edilir?

Anne adayında hamileliğin devam etmesi ile ortaya çıkan bu hormonun, hem kan da hem de idrarda oranları artmaktadır. Ancak idrarda bu hormonun teşhis edilebilmesi için, muhakkak kan seviyelerinin yüksek olması gerekmektedir. Daha çok idrara da teşhis edilebilecek seviyeye geldikten sonra, kadının beklemiş olduğu adet kanamaları da gecikir. Gerekli değerlere uaşıldıktan sonra vajinal ultrasonografi ile de, hamilelik kesesi kolay bir şekilde görülebilmektedir. Bu durum ortaya çıktığında, hamilelik genellikle “klinik gebelik “olarak ifade edilmektedir. Ancak bazı durumlar da ise, kadında adet gecikme durumu olmadan, tesadüfen veya erken gebelikten şüphelenilmesi halinde, adetin 1 veya2 gün gecikmesi halinde gerçekleştirilen hamilelik testinin sonuçlarında, HCG düzeyin de artışlara rastlanabilmektedir.

Kimyasal gebeliğin tedavisi nedir?

Beta-HCG vakit ile normal bir şekilde sıfıra düşer ise, rastgele bir rehabilitasyon veya kürtaja ihtiyaç duyulmaz. Beta-HCG kan değerinin düşüşünün kontrol altına alınması ve düzenli bir şekilde izlemesi gerekir. Değerlerde düşüşün olmaması halinde, dış gebelik veya başka bir patoloji olmaması itibariyle, değerlendirme altına alınması gerekir.

Gebeliği sonlandırmak gerekir mi?

Kimyasal gebelik, sağlıklı bir embriyo gelişimi gerçekleşemediğinden dolayı, vücudun kendiliğinden gebeliği sonlandırmasıdır. Doktorlar tarafından sıhhatli bir vaziyet olduğu kabul edilmektedir. Bu sorunun hemen peşinden, kadınlar tekrar gebe kalabilmektedir ve tekrar hamile kalma ihtimalleri da oldukça yüksektir. Hamileliğin yine gerçekleşmesi halinde, tekrar bu durum yaşanacak diye bir kural yoktur. Kimyasal gebelik, daha çok laboratuvar merkezlerinde gerçekleştirilen kan testleri ile fark edilmektedir. Oldukça sık karşılaşılan bir sorun olduğu halde, kadınların büyük bir çoğunluğu bu durumu fark edememektedir.

Kaynak
Önceki İçerikSeda Sayan Açıklama Geldi : Özür Diledi !
Sonraki İçerikAğrı Kesici Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir ?
Sağlıklı yaşamaya çalışan iki prenses annesi, kilo takıntılı, üstüne bide tiroitli. Yemek yemeyi seven birisi. Kilolarından kurtulmaya çalışan ama diyet yaparken evdekilere de sağlıklı yaşamı aşılayan bir anne. Kendimce yaptığım diyetle 72 kg dan 62'ye düşüşü ve bu kilo verme yolunda devam eden çabalarımı sizlerle paylaşıyorum. Ev işlerini, çocuklarla oyunu nasıl diyete çevirdim, onları paylaşıyorum, zayıflamak için her gün evimizde olan yiyecekleri, nasıl zayıfladığımı ve kendimce tariflerimi, deneyimlerimi paylaşıyorum..
Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorum yapın
Adınızı Girin

*